30 Kasım 2008 Pazar

Sonunda bir ayın içinde üç yazı yazabildim:))

Kasım ayının son günü ,oğlumun şansına çok güzel bir gündü bugün.Bu sene geçen seneye göre daha yağışlı ama soğuk değil gibi sanki,hele de güneş çıktı mı baya bir ısıtıyor insanı.
Batıhan sabahın erken saatlerinde uyandı her zaman ki gibi,bulamaç şeklindeki kahvaltısını güzelce yedi.Kahvaltımızda neler yok ki,cici bebe ekmeği,cici bebe bisküvisi,peynir,yumurta,pekmez ve süt.Batıhan'ın en severek yediği öğün diyebilirim,bir de gece yatmadan önce yaptığımız arı mama bayılarak yediği yiyeceklerden.Herneyse haftasonları kahvaltıdan sonra ekmek ve gazete almaya gideriz oğluşumla birlikte,birazda parkta oyalanıp eve döneriz.Bugün hava öyle güzeldi ki baya oynamışız dışarda,yeni şeyler keyfetmeye tam gaz devam eden Batıhan su birikintilerinde zıplayarak su sıçratmayı keşfetti.Öyle eğlendi ki bende çok eğlendim seyrederken ama son olarak hatırladığım suyun içine düşmesi ve eve koşup hemen banyoya girdiğimizdi:)))
Dışarıda oynayıp birde üstüne banyo yapan oğluşumuz bunlara rağmen bu aralar huy edindiği üzere gözünden uyku akmasına rağmen inat ederek biraz zor uyudu.Bizde bu arada kahvaltımızı yaptık,gazeteyi karıştırdık,hatta üstüne kahvemizi içtik.Batıhan uyandıktan sonrada hep birlikte annem,kocacım,ben ve miniğimiz sahile inmeye karar verdik.
Sahilde bizim gibi yürüyüşe çıkmış birkaç aile vardı.O kadar sessiz ki buralar,insan dinlendiğini hissediyor.Batıhan çok keyifliydi ilk defa bugün arabasında bu kadar uzun süre oturdu.Gerçi bu aralar yürümek istemiyo beyefendi,daha önce kucağımıza gelmeyen çocuk artık kapıdan adımını atar atmaz kucak istiyor.O yüzden arabada olmaktan keyif aldı sanırım,eve dönene kadar 3-4 saat vakit geçirmişiz dışarda.İstanbul'da olsa bitkin bir şekilde eve dönerdik muhtemelen,ama burda öyle olmuyor.
Bu arada bugünden fotoğraf koyamıyorum,çünkü bezini al,mamasını al derken makineyi evde unutmuşum.Çantamız baya küçüldü küçülmesine ama bez,alt açma bezi,ıslak mendil,su,termos,mama,önlük derken ben sadece bir miktar para ve cep telefonumu koyabiliyorum çantama hehe.Artık alıştım bu duruma gerçi çok hızlı bir şekilde hazırlıyorum ve boşaltıyorum çantamı.
Bugünden fotoğraf yok ama yaz aylarından birkaç fotoğraf eklemek istiyorum.Canım arkadaşım aradı bu akşam,hamileymiş haber vermek istemiş.Sesi garip geliyordu baştan birden soramadım ne oldu diye,bayadır istiyodu hamile kalmayı ama aklıma gelmedi birden.Çok sevindim,ayy şimdi gene bir heyecan bakalım kız mı erkek mi,kime benziyecek,hazırlıklar,doktor kontrolleri, hadi hayırlısı.
Batıhan kucağına yakışmış dimi?Fotoğraf bu yazdan hatırlandın mı?
Yaren çok istiyodu kardeşi olmasını,eee doğduğunda kardeşiyle koyun koyuna yatar artık...Tekrar tebrikler, allah tamamına erdirsin.Çok öptümmmm

22 Kasım 2008 Cumartesi

Kasım ayı bitmeden...

Blogumu çok sevmeme rağmen bir türlü istediğim kadar zaman ayıramadım maalesef.Hatta şimdi de kısa kesmem gerekicek sanırım,içerden mızmızlanma sesleri gelmeye başladı.Anneannemiz de yok bugün,kendisini gezmeye gönderdik haftasonu için:))))Bizde Batıhan'ı alıp alışveriş merkezine gittik bugün.Batıhan diğer zamanlara göre çok daha sakindi,en azından arabada biraz oyalandı,biraz yeni aldığımız oyuncakla oynadı,o esnada biz yemeğimizi yedik.Aman nazar değmesin.Umarım daha iyi günler de görürüz.
Bugün ekleyeceğim fotoğraflar geçen hafta sonundan.Anneannemle,yeğenim Cansu gelmişti,güzel bir hafta sonu geçirdik birlikte.Batıhan için de çok iyi oldu,Cansuyla baya bir oyun oynadı yavrucak,uzun zamandır onları görmemesine rağmen pek yabancılık çekmedi Batıhan,hemen alışıverdi.Gelelim fotoğraflara...
Cansu Batıhan'ı beslemeye çalışırken,anneanne4mde uzaktan onlara bakıyor:))
Büyük anneannesi Batıhan'a aldığımız cicileri üstünde göremeden gitti.Cansu blogumdan gösterirsin artık.

Son fotoğrafta Batıhanımın ilk adım ayakkabıları,çöpe atılmadan önce ölümsüzleşsin oğlumda büyüyünce görsün istedim.(Yıpranmasından anlaşılacağı üzere Batıhan tarafından full time kullanılmıştır.)

5 Kasım 2008 Çarşamba

Fazla Söze Gerek Yok!

Geçen hafta Blogger kapatıldı,çok fazla endişelendiğimi söyliyemeyeceğim çünkü muhakkak karşı davalar açılır,bizde eninde sonunda blogumuza kavuşuruz diye düşünüyordum.Sandığımdan da çabuk gerçekleşti.Çok fazla vakit ayıramasam da çok alışmışım bloguma,Batıhan için büyüdüğünde çok güzel bir hatıra olucak.Bebekler çok hızlı büyüdükleri hergün yeni birşey öğrendikleri için, insan çok çabuk unutuyor.Birde bizi burdan takip eden dostlarımız var tabii ki,neyse ki ayrılığımız çok uzun sürmedi.Birde ben biraz daha vakit ayırabilsem...
Oğlumuz büyümeye devam ediyor.Kaydırakta tüm kayma stillerinde(Yüzüstü-sırtüstü-oturarak) oldukça başarılı.
Parktaki fotoğrafları bugün ben çektim.Bu aralar çok fotojenik Batıhan,çok güzel bakıyor kımıldamadan sanki biliyormuş gibi.





Batıhan yağmur,çamur,soğuk dinlemiyor,geçen hafta yağan şiddetli yağmurda bile dışarı çıkarttı kendisini.Kışlık montu işe yarıyacak anlaşılan.







22 Ekim 2008 Çarşamba

Nerde Kalmıştık

Ekim'in sonu,uzun zaman olmuş yine.Bu aralar zamanla çok problem yaşıyorum zaten hiçbirşeyi istediğim zaman yapamıyorum.Eski okulumdan arkadaşım Serap derdi ki 24 saat bana yetmiyor diye,aynı o durumdayım kısacası.Dün gece başladım aslında yazmaya ama başarılı olamadım.Şimdi Batıhan uyuyor,fırsattan istifade edeyim dedim

Batıhan 13.ayında şimdi,10kilo 400 gram boyu da 76 cm,tam normal sınırlar içerisinde olduğunu söyledi doktorumuz.Şu boy kilo cetvelleri varya bende internetten kontrol ettim,biraz rahatlıyorum tabii böyle olunca.Bana göre yeterli besin almıyor gibi geliyor ,iştahlı değil zaten.Dün ilk defa makarna yedi,oda 3-4 adet burgu makarna.Bizim için çok sevindirici bir gelişme,ama emin olamıyoruz bir daha yer mi diye.Çünkü acayip bir çocuk sağı solu belli olmuyor,çok acıktığı için de yemiş olabilir.Ne bileyim kafaya taktıkça insan üzülüyor,ama yoğurda bayılıyor.Çorbaları seviyor özellikle tarhanayı,sebze yemeklerinden ıspanak ve semizotunu seviyor.Et fazla yemiyor bizde bu açığı çorbalarına kemik suyu koyarak kapatmaya çalışıyoruz.Bazen de çorbalarına kıyma koyuyoruz ama kıyma koyduğumuz zaman blendırdan geçirmek zorunda kalıyoruz.Sadece kıymaya has bir tepki geliştirdi bizim ki,boğazına takıldı mı kusuyor.Başka bir yiyecek için değil sadece kıymada yapıyor bunu,dedim ya acayip bir çocuk daha neler görücez bakalım.Yemek konusu sıkıntılı geçiyor biraz,meyve yemeyi çok seviyordu şimdi onu da reddetmeye başladı.Bizde kaşık mamalarının içine karıştırıyoruz.Deneyimli anneler önerilerinizi bekliyoruz.
Dün ailemizin ilk tüp bebeği Kenan Varol ziyaretimize geldi.Toplantıdan çıkar çıkmaz eve koşturdum,Batıhan ilk defa anne anne diye odalara gidip beni aramış bugün.O kadar üzüldüm ki,bir de sarılışı var bana görmeniz lazım.Hatta halama sarılmamı bile istemedi,ona sarılıcakmışım.Hele Kenan Varol'u kucağıma alınca kıyameti kopardı.İlk defa yapıyor böyle bir şey,zor sakinleştirdim.Her zaman söylerim 0-3 yaş çok önemli çocuk anneyle geçirmeli diye ama maalesef çalışmak zorundayım.Arkadaşlarım derdi ki hep suçluluk duyucaksın onunla olamadığın için,gerçekten öyleymiş.Ne bileyim anne olunca farklı düşünüyor insan,gerçekten bir suçluluk hissi oluyor.Çalışırken bazen ohh evden uzaktayım,nefes alıyorum artık dediğim de oluyor,Batıhan'ı deli gibi özleyip ahh keşke şimdi evde onunla birlikte olabilseydim dediğim zamanlarda oluyor.Bunları düşününce ya da kendimi kötü hissettiğim zaman aklıma hemen üniversite yıllarında muhtemelen Çocuk Psikolojisi dersinde okuduğumuz araştırma geliyor.Araştırma devlet yurtlarında bakılan bebekler ve çocuklar üzerinde yapılmış.Bu bebekler çok fazla kucağa alınmadıkları,çok fazla sevilmedikleri,genelde beşiklerinde yalnız kaldıkları için diğer bebeklere oranla gelişimlerinin daha geri olması,hatta zeka seviyelerinin bile diğerlerine oranla geri olduğuyla ilgiliydi.Hamileyken bazen sadece bunu düşünüp ağlardım,Batıhan doğduktan sonra da o her ağladığında ben yanına koşturduğumda geliyordu aklıma,Batıhan ne kadar şanslı bir bebk diyordum içimden onu seven bir annei bir ailesi var.Ardından ağlıyordum yine,o bebekleri düşünüp.Şimdi de kendimi teselli ediyorum işte,eve geldiğimde onunla güzel vakit geçirmeye gayret ediyorum.Hava güzelse hemen dışarı çıkarıyorum,oyun oynuyorum,ihtiyaçlarını karşılıyorum.En azından belli bir süreliğine yanında değilim diyorum.Gerçi biz çok şanslıyız çünkü Batıhan'a anneannesi bakıyor.Gözüm arkada kalmadan gönül rahatlığıyla işe gidiyorum.Annem çok güzel ilgileniyor Batıhan'la,hatta benden çok daha sabırlı.Benim işimi çok kolaylaştırıyor aynı zamanda,yemeğimiz hazır oluyor mesela.Allah razı olsun,kadıncağız kendi evini,düzenini bırakıp bize yerleşti.Hele Batıhan hakkını nasıl öder bilmem.Herkese böyle bir anne diliyorum.Sevgilerrrrrrrrrrrrr

3 Ekim 2008 Cuma

Doğum Günümüzü Kutladık

Uzun zaman oldu yazmayalı,taşınma,yerleşme,yeni yuvamıza,işimize,çevreye alışma derken zaman su gibi akıp geçti.Zor bir süreç oldu bizim için,taşınmak çok sıkıntılı bir iş,gerçi eski taşınmalarımızı düşünüyorumda şu halimize binlerce şükür etmek gerek.Eskiden kamyon gelirdi kapıya konu komşu çoluk çocuk doldururdu eşyaları,tabi o eşyaların çoğundan hayır gelmezdi sonra:))))Evden eve nakliyat firmasıyla geldik buraya,inanılmaz bir deneyimdi.Adamlar sabah saat 7:00 de geldiler ,aman allahım giyeceğimiz kıyafetleri zor kurtardık ellerinden,o kadar hızlılar ki görmeniz lazım.Saat 12:00 gibi Selimpaşa da yerleşmiş durumdaydık.

Çalışıyor olmamız nedeniyle ince işler biraz uzun sürdü.Tabii birde Batıhan faktörü,sürekli ilgi istiyor,bizimle vakit geçirmek istiyor derken evle ilgilide baya sorun yaşadık.Elimizi nereye atsak bir arıza çıktı.İnterneti de geçen hafta bağlatabildik ancak,dediğim gibi çok sıkıntılı günlerdi.





Neyse geldi geçti.O sıkıntılı günlerde oğluşumuzun doğum günü biraz neşemizi yerine getirdi.Batıhan 16 Eylülde 1 yaşını doldurdu.Küçük bir kutlama yaptık,pastası hayatımızda yediğimiz en kötü pasta oldu ama ne yapalım burda pek seçme şansımız olamadı sadece bir pastane olduğu için.Yukarıda gördüğünüz gibi Batıhan'ı Batuhan diye yazmışlar.Böyle bir şey yaşamamız muhtemel diye özellikle ismini yazdırmıştım da üstelik.Annem biraz uğraştı düzeltebilmek için ama sanki ismi kazımışlar pastaya,pek başarılı olamadı.Kendim yapmadığıma çok pişman oldum sonra,ikinci yaş gününde kararlıyım ben yapacağım pastasını.Belki ilerleyen günlerde şöyle küçük çaplı bir parti düzenleyebiliriz,çünkü Ramazana rastlaması nedeniyle çoğu kişiyi davet edemedik.Sağolsunlar kuzenlerim Filiz ve Nuray,arkadaşım Rahşan,Oliver ve minik bebek Mina bizi yalnız bırakmadılar o gece.Batıhan'ın uyku saatide geçtiği için hemen mumu üfledik birlikte,hediyelerimizi açtık.Batıhan çok mutluydu o gece,Mina'ya bayıldı ya da kıskandı.Normalde bebeklerle fazla ilgilenmez bizimki o gece ayyy ayyy diye Mina'nın başından ayrılmadı.Güzel bir gece geçirdik birlikte,insan inanamıyor 1 yıl geçtiğine...


Aradaki farka bakar mısınız?





1 yaş oğlumuza en önce özgürlüğünü getirdi.Artık herşeyini kendisi yapmaya çalışıyor.Söylediklerimizin çoğunu yapıyor.Örneğin,babanın terliğini babaya götür,arabanı getir vb. komutları yerine getiriyor.Hatta bazen yaptığında şaşırıyoruz aaa bunu da anladı diye.Genel olarak huzurlu,neşeli bu aralar,tabii yeterince dışarı çıkarsa:)))Sitede üç tane park var,ikisi tam evimizin karşısında.Havada güzel olduğunda neredeyse günde üç kez dışarı çıkarıyorduk Batıhan'ı.Havada soğumaya başladı,kara kara düşünüyoruz.Birde burda acayip rüzgar esiyor,İstanbul içi gibi değil.Bırak Batıhan'ı biz bile uçabiliriz rüzgarda.Artık alışıcak mecburen,biraz oyuncak alışverişi ve kitap almak gerek.Bu aralar kitaplara da ilgisi var.Sanki birdenbire daha da büyüdü,artık o kadar çok şey yapabiliyor ki inanılmaz bir gelişim,izlemek takip etmek çok keyifli.Yemek problemimiz devam ediyor,dişleri çıkınca yavaş yavaş herşeyi yer diye düşünüyordum ama beklediğim gibi olmadı.Gerçi dün patatesli tavuk yemeği ezdim,yoğurtla karıştırarak yedirdim.Batıhan için çok büyük bir gelişme,yavaş yavaş alışır belki de.Allahtan yoğurdu çok seviyor,hergün taze kendimiz mayalıyoruz.Yoğutla birlikte ancak yemek yedirebiliyoruz,diğer zamanlarda da kaşık maması veriyoruz.Hatta biberona alışmadığı için gece bile kaşıkla besliyoruz.Büyüdükçe düzelir diye ummaya devam etmek istiyorum,kafama çok takmamaya çalışıyorum.Ramazan Bayramı dolayısıyla dinlenelim diye bir yere gitmedik bu sene, annemlerde bizde genelde Ramazan da Gelibolu da oluyorduk ,yarın da İstanbul'un kurtuluşu nedeniyle bir gün daha tatiliz.Taşınma yorgunluğunun üzerine çok iyi geldi bu tatil.
Şimdilik bizden haberler bu kadar,yakında görüşmek üzere...









2 Eylül 2008 Salı

Yakında görüşmek üzere

Bloglamaya kısa bir süre ara veriyorum çünkü bu perşembe taşınıyoruz.Ailecek yeni bir hayata başlıyoruz.Bir yerlerden ayrılırken hep karışık duygular olmuştur içimde.Üzüntü,keder,taşınma stresi,acaba yanlış mı yapıyorum endişesi,aynı zamanda tuhaf bir heyecan,mutluluk anlıyacağınız garip duygular içerisindeyim yine.16 yaşında ailesinin yanında ayrılan birisi olarak aslında alışık olmam lazım bu duruma,ama bu kez farklı bu kez yalnız değilim.Aile olmak bambaşka bir şeymiş,o kadar çok ayrıntıyı düşünüyormuş ki insan evli ve çocuklu olunca,inanılır gibi değil.Gerçi taşınma işini de oğlumuz için ,güzel bir ortamda büyüsün İstanbul'un kaosundan kurtulsun diye istedik.Birçok sıkıntı ve kararsızlık yaşadık son bir ayda,güzel başlamadı hikayemiz umarım sonu mutlu son olur...
Flaş haberler!
Batıhan 1 Eylül Pazartesi günü yürümeye başladı.Ne zaman yürüyecek derken onu da başardı sonunda oğluşumuz.Bugün daha bir büyümüş geldi gözüme, çok sık göremiyorum oğlumu bu aralar belki o yüzden, malum işe başladık artık.
Üç gün önce de bay bay yapmayı öğrendi.O kadar sevimli oluyor ki,bir heyecanla bay bay yapıyor herkese.Baş başı bıraktık oğluşum bebeklikten çıktı.Hem çok seviniyorum hemde bir yandan bu kadar çabuk mu biraz yavaş büyü demek geliyor içimden.İnsanoğlu nankör işte,3 aydır sıralıyordu bende ne zaman yürüyecek bu çocuk diye sayıklayıp duruyodum.İşte yürüyor oğlumuz.
Daha çok şeyler başarıyor,mesela bugün elinde oyuncakla yürümeye çalışmış.Pilav yemiş,inanılmaz bir gelişme.Ağzına tek lokma pirinç girmiş değil bugüne kadar.Çok mutluyum bugün,büyüdükçe yemediği şeyleride yemeye başlıyacak benim oğlum(İnşallah böyle devam eder).
İnternet bağlantımız kapanmadan yazımı göndermek istiyorum artık.
Yakında görüşmek üzere,bizim için dua edin.......

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Keltoş Batıhan

    Bugün Batıhan'ı doğduğundan bu yana üçünkü kez traş etmiş bulunuyoruz.İlkini sanırım 6.ayının içerisindeyken sevgili annem  bir traş etmişti.İkincisini yaz tatilinde Manisa'da berberde oldu oğluşum.Aslında saçlarını kesmek pek yakışmıyor oğluma,çok komik bir tip oluveriyor.İnsanın gözü alışana kadar da birkaç gün geçiyor.İlk iki seferde hiç ağlamayan oğlum,bugün bizi epeyce zorladı.Gerçi bunda hafif nane molla olmasının da payı var.İki gündür hapşırıp duruyor,burnu da akıyor biraz.Hemen ilaç kullanmaya başladık,bugün düne göre daha iyi.Bir de diş etleri kabarmış, hepsini birden mi çıkaracak  bu çocuk anlamadım.
    Resimde gördüğünüz üzere oğluşum büyüdü de kitap okumaya bile başladı.Hemen yeni kitaplar almak lazım,oyuncaklarına da yenilerini eklemek gerek.O kadar çabuk büyüyorlar ki insan kıyafet,ayakkabı,oyuncak almaya yetişemiyor resmen.
    İşimiz ve nereye taşınacağımızla ilgili belirsizlik devam ediyor.Artık ağlamayı bıraktım,hatta espri bile yapmaya başladım diyebilirim.Umarım bu hafta sonuna kadar belli olur.Bizim için hayırlısı neyse o olsun demekten başka yapabileceğimiz birşey yok maalesef.