2 Eylül 2008 Salı

Yakında görüşmek üzere

Bloglamaya kısa bir süre ara veriyorum çünkü bu perşembe taşınıyoruz.Ailecek yeni bir hayata başlıyoruz.Bir yerlerden ayrılırken hep karışık duygular olmuştur içimde.Üzüntü,keder,taşınma stresi,acaba yanlış mı yapıyorum endişesi,aynı zamanda tuhaf bir heyecan,mutluluk anlıyacağınız garip duygular içerisindeyim yine.16 yaşında ailesinin yanında ayrılan birisi olarak aslında alışık olmam lazım bu duruma,ama bu kez farklı bu kez yalnız değilim.Aile olmak bambaşka bir şeymiş,o kadar çok ayrıntıyı düşünüyormuş ki insan evli ve çocuklu olunca,inanılır gibi değil.Gerçi taşınma işini de oğlumuz için ,güzel bir ortamda büyüsün İstanbul'un kaosundan kurtulsun diye istedik.Birçok sıkıntı ve kararsızlık yaşadık son bir ayda,güzel başlamadı hikayemiz umarım sonu mutlu son olur...
Flaş haberler!
Batıhan 1 Eylül Pazartesi günü yürümeye başladı.Ne zaman yürüyecek derken onu da başardı sonunda oğluşumuz.Bugün daha bir büyümüş geldi gözüme, çok sık göremiyorum oğlumu bu aralar belki o yüzden, malum işe başladık artık.
Üç gün önce de bay bay yapmayı öğrendi.O kadar sevimli oluyor ki,bir heyecanla bay bay yapıyor herkese.Baş başı bıraktık oğluşum bebeklikten çıktı.Hem çok seviniyorum hemde bir yandan bu kadar çabuk mu biraz yavaş büyü demek geliyor içimden.İnsanoğlu nankör işte,3 aydır sıralıyordu bende ne zaman yürüyecek bu çocuk diye sayıklayıp duruyodum.İşte yürüyor oğlumuz.
Daha çok şeyler başarıyor,mesela bugün elinde oyuncakla yürümeye çalışmış.Pilav yemiş,inanılmaz bir gelişme.Ağzına tek lokma pirinç girmiş değil bugüne kadar.Çok mutluyum bugün,büyüdükçe yemediği şeyleride yemeye başlıyacak benim oğlum(İnşallah böyle devam eder).
İnternet bağlantımız kapanmadan yazımı göndermek istiyorum artık.
Yakında görüşmek üzere,bizim için dua edin.......

20 Ağustos 2008 Çarşamba

Keltoş Batıhan

    Bugün Batıhan'ı doğduğundan bu yana üçünkü kez traş etmiş bulunuyoruz.İlkini sanırım 6.ayının içerisindeyken sevgili annem  bir traş etmişti.İkincisini yaz tatilinde Manisa'da berberde oldu oğluşum.Aslında saçlarını kesmek pek yakışmıyor oğluma,çok komik bir tip oluveriyor.İnsanın gözü alışana kadar da birkaç gün geçiyor.İlk iki seferde hiç ağlamayan oğlum,bugün bizi epeyce zorladı.Gerçi bunda hafif nane molla olmasının da payı var.İki gündür hapşırıp duruyor,burnu da akıyor biraz.Hemen ilaç kullanmaya başladık,bugün düne göre daha iyi.Bir de diş etleri kabarmış, hepsini birden mi çıkaracak  bu çocuk anlamadım.
    Resimde gördüğünüz üzere oğluşum büyüdü de kitap okumaya bile başladı.Hemen yeni kitaplar almak lazım,oyuncaklarına da yenilerini eklemek gerek.O kadar çabuk büyüyorlar ki insan kıyafet,ayakkabı,oyuncak almaya yetişemiyor resmen.
    İşimiz ve nereye taşınacağımızla ilgili belirsizlik devam ediyor.Artık ağlamayı bıraktım,hatta espri bile yapmaya başladım diyebilirim.Umarım bu hafta sonuna kadar belli olur.Bizim için hayırlısı neyse o olsun demekten başka yapabileceğimiz birşey yok maalesef.
   

17 Ağustos 2008 Pazar

2008 yazına elveda



Tatilimizin sonlarına yaklaştığımız günlerde Batıhan dedesinin bahçesine sabah ziyaretleri yapmaya o kadar alıştı ki, her sabah bahçeye çıkmak istiyor.Bir elinde domates bir elinde biber keyfine diyecek yok.Domates ve biberler tam anlamıyla organik,gübre bile konulmamış.Bu sene babam harikalar yaratmış,sayesinde her sabah taptaze nefis mi nefis domatesler yedik.


Batıhan'a sakladığımız en büyük domates,elinde tutmaya bile zorlandı.




Sanırım biberlere doğru saldırıya geçmişken!

Resim yüklemek çok uzun sürüyor o yüzden Batıhan bahçe aşkını anlatmaya bu kadar resim yeter sanırım.Gelelim bizden haberlere, geçen pazartesi İstanbul'a döndük.Başka bir ilçeye yerleşme durumuzu vardı,fakat işler istediğimiz gibi olmayınca yerimizde kalıp evimizi burada değiştirelim dedik.Eşyalarımızın büyük bir çoğun luğunu toparladık,fakat hala ne yapıcağımıza tam olarak karar vermiş değiliz.Umarım bu hafta içinde herşey belli olur,çünkü 1 Eylül itibarıyla işimize başlamamız gerekiyor.Çok sıkıntılı bir dönem bizim için,biz böyle olunca Batıhan da ruh halimizden etkileniyo haliyle,bir de İstanbul son 3 gündür çok sıcak,evde durulucak gibi değil.Batıhan tatilde iyi alıştı bahçede oynamaya,denize gitmeye,sokakta çocuklarla vakit geçirmeye zaman zaman resmen krize giriyor beni dışarı çıkarın diye.Babasıyla birlikte muhakkak 1 saat geçiriyor dışarıda,öyle mutlu dönüyor ki eve görmeniz lazım.Kriz zamanlarında bir başka yöntem olarak ise balkonda havuz sefamız var,oda çok rahatlatıyor oğluşumuzu.
Dün üst damağından bir dişi daha çıktı.Onun yanındaki de çıkıcak sanırım,damağı bembeyaz olmuş.Tabii huzursuzluğu devam ediyor,iştahı yine kesildi,kabızlığımız devam ediyor.Çocukların problemleri bitmez,hatta büyüdükçe artar derler ya gerçekten doğruymuş.Bakalım daha neler görücez,ama dişler en kötüsü sanırım çünkü düzen diye birşey kalmıyor(yemek,uyku,huzursuzluk .......).
Bizim ailenin ilk tüp bebeği dün gece 3 gibi dünyaya geldi.Dublin de kendileri umarım en kısa zamanda görebiliriz.Canım kuzenim uzun uğraşlar sonunda bebeğini kollarına aldı,bizi de çok mutlu etti.
Batıhan yürümeye başladı gibi,4-5 adım atıyor.Ama tam anlamıyla yürüyor da diyemeyiz çünkü bunu sadece bizimle yapıyor.Yani babasıyla karşılıklı duruyoruz oda aramızda gidip geliyor hehe.Bizim içinde çok keyifli bir oyun oldu,sık sık yapıyoruz.
Bizden haberler bu kadar,umarım şu taşınma işi de bir an önce gerçekleşir.

27 Temmuz 2008 Pazar

carettam benim tatile devam ediyor



Gördüğünüz üzere benim yavrucum deniz kaplumbağaları gibi suya doğru emekleme yarışında,izlemesi o kadar zevkli ki.Suyu çok sevdi dün yine denizdeydik,kıyıda tutmak imkansız artık.Sürekli suda oynamak istiyor, kıyıya alıyoruz gitmek için ağlamaya başlıyor.Sahildeki diğer bebekleri izliyorum hiçbiri Batıhan gibi suya koşturmuyor,onları anne veya babaları suya sokuyor,sonra havluya sarıp, şezlonga oturtuyor.Şezlongda oynuyor bebekler,etrafı izliyorlar, yada kumda vakit geçirmeye başlıyorlar.Kumda vakit geçirenlerde Batıhandan büyük çocuklar genelde dikkat ediyorum.Arkadaş bizimkisi dur durak bilmiyor peşinde koşarken, bütün plaj bizi izliyor.Dün zorla uyudu plajda, uyursa şenliği kaçıracak diye.Dün enterasan bir olayda yaşadık plajda anlatmak istiyorum.Batıhan' a tatile çıkmadan mayo alamadım,birde daha bebek olduğu için huggiesin çıkartmış olduğu bebek mayo bezlerinden alırım diye düşünerek çok üzerinde durmadım.Gelibolu da bu bezlerden bulamadık,kalanlarda büyük bedenler o yüzden almadım.Dün plajda denize beziyle girdi önce,bir süre sonra poposu da güneş görsün diye bezini çıkardım öyle denize soktum bende.Tam denizden çıkarırken elimden tutup yürümeye başladı bizimkisi, karşımızda da 7-8 yaşlarında kızı olan modern görünümlü,süslü püslü uzun boyu ve kilosuna bakmadan o vücuda bikini giyecek kadar cesaretli,kızıl saçlı bir bayan şezlongunda oturuyor.Bu şekilde denize girmesi doğru değil dedi bana,bende iyi niyetle uzun süre denizde kalıyorya bizimkisi üşütücek manasıyla söylüyor zannederek kıyıda durdurmak imkansız,denize girmek istiyor dedim.Kadın birden kızının gözünü kapatmaz mı söylediği sözü tekrarlıyarak,meğerse Batıhanın pipisini görmesin diye öyle söylemiş.Şok oldum,kendime gelemedim bir süre.Dört yıl çocuk psikolojisi okuyan, pedagoji eğitimi almış olan ben kadına güzel dersler verirdim ama herneyse.Bir süre sonra annelik güdüsüyle hareket ettiğini düşünerek sinirimi yatıştırmaya çalıştım.Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda bizi takip edenler yorumlarınızı bekliyorum.

Oğluşum büyüdü,serpildi,kemikleri güçlendi sanki Geliboluda.Geçen gün sağlık ocağına gittik, kiloda almış uzun bir aradan sonra hele geçn ay 100 gram verdiğini duyunca çok üzülmüştüm.Şimdi keyfim yerinde zaten belli de ediyor kilo aldığını.Beni şaşırtan sıralamaya uzun zaman önce başladı,elinden tutuluncada çok güzel yürüyor,hatta Manisa'da iki kez ellerini bırakarak farkında olmadan 2-3 adım atmasına rağmen hala yürüyemedi.Hazır değil demek ki her ne kadar biz hazır olduğunu düşünsekde.Ama çok güzel bisiklete biniyor hehe.Yukarı da gördüğünüz üzere resimi bir türlü aşağıya alamadım. Üstten iki dişimizde çıktı sonunda,hala damakları kaşınıyor ve acıyor muhtemelen.Vücudunda hafifte olsa sürekli bir ateşi var.Son zamanlarda ki huysuzluğu bundanmış demek.Ara ara yemekte yemiyor,bugün mesela zar zor bir iki lokma yedi.Bizden haberler şimdilik bu kadar herkese sevgiler........

20 Temmuz 2008 Pazar

Oğluşum Deniz-Kum ve Güneş'le tanıştı


Hasan'la sinir krizleri geçirdiğimiz,seneye Batıhan'la bir yere gitmek yok dediğimiz, İzmir-Gelibolu otobüs seyahatimiz anlıyacağınız üzere oldukça zor geçti.Düzeninin bozulmasına alışamadı daha kuzucum,otobüste bir türlü uyuyamadı, aslında çoğu çocuk kolayca uyura arabalarda benim bildiğim ama Batıhan öyle değil nedense.Gerçi Eceabat'tan Gelibolu'ya kadar en ön koltukta oturan bayanın kucağında bir güzel uyudu yaramaz.O kadar sinirlenmişiz ki nerdeyse bırakıyoduk oğluşumuzu,çok uzak değil Tekirdağ'a gidiyolarmış onlarda,tatil dönüşü alırdık ordan geçerken:)))
Geçen sene hamileliğimin sonlarına geldiği ve kocaman bir patates çuvalına dönmüş olduğum için 2-3 kez denize girmiştim.Hemen sahillere attık kendimizi tabii bu kez kuzucumuzla birlikte,fotoğraflarda da göreceğiniz üzere oğluşumuz denize,kuma bayıldı. Çok sevimliydi gerçekten,denizi seven bir anne baba ve oğul,aile olduk biz gerçekten.İnsan inanamıyor,oğlum nerdeyse 1 yaşında olacak,11.ayına başladı.





Bu arada artık çok güzel ve yerine uygun baş baş yapıyoruz,bir bir babamıza söylüyoruz(bunu yaptığı zaman parmaklarını ısırasım geliyor),alkış yapıyoruz hehe.Herşeyi o kadar dikkatli inceliyor,konuşmalarımızı resmen kaydediyor,artık basiy komutları anlamaya da başladı.Top nerde,topu at gibi mesela,hergün yeni şeyler öğreniyor.Çok heyecan verici gerçekten.Geliboluda evimiz müstakil,çocuk dolu burası,Batıhan çocuklara bayıldı.Onlara bir gülücükler kahkaha atmalar görmeniz lazım,çok sevimli.Demek ki artık çocuk istiyor etrafında,daha önceleri bu kadar ilgi göstermezdi.Şimdi resmen benimle ilgilenin diye yapmadığını bırakmıyor.Oğluma yeni arkadaşlar kardeşlerde geliyor.Kuzenim Feride ve arkadaşım Rahşan anneler kervanına katılıyorlar,Rahşan yarın yaşıyacak bu mutluluğu Feride ablamda 1-2 hafta kadar sonra.Çok garip bunlarıda görücektik demek ki,neler paylaştık neler yaşadık,anne oluverdik birdenbire.İnsana çok uzak geliyor gençken çılgınken hiç böyle şeyler yaşamıycakmış gibi geliyor nedense.Ama dünyanın en güzel,en anlatılması zor şeyi annelik gerçektende sadece kadınlara özgü bir güdü.Şimdiden tebrik ediyorum ikisini de, hele de Feride ablam o kadar uğraştı ki çocuk sahibi olabilmek için,kocaman öpüyorum ikinizi de,bebişlerinizi de kokluyorum.
İstanbul da evimiz küçük ve erkek çocuklarına örümcek pek önerilmiyor diye almamıştım,pişman oldum diyebilirim.Kendiside bizde çok rahat ettik.Benim gibi kararsız annelere tavsiyem bir an önce almaları yönünde.Zaten çok fazla da kullanamıyorlar,tahminim bu ay yada 12.ayının içerisinde oğluşum yürümeye başlıyacak.
Oğluşum acıkmış,dışarıda oynuyordu.Hemen bişiyler hazırlıyım,zaten az olan iştahı kaçmadan.

29 Haziran 2008 Pazar

Yaşasın tatiillllllll


1 Temmuz itibarıyla tatilimiz başlıyor. Ömrümde en çok yorulduğum seneydi.Bir nevi kabus diyebilirim.Bloglarda gezindiğim kadarıyla genelde yeni doğum yapmış veya bebeği daha 1 yaşına gelmemiş,ama halinden çok memnun mutlu insanlar görmek beni şaşırttı desem yalan olmaz.Hafif kıskançlık da var tabii.Bilmiyorum ben gerçekten zor,yorucu,stresli,uykusuz gecelerle dolu bir yıl geçirdim oğluşum Batıhan'la.Haa tabi kabus bitmiş sayılmaz,hatta emeklemeye(anneler gününde emekledi oğluşum) ve sıralamaya başlamasıyla birlikte daha da dayanılmaz bir hal aldı.Hatta şu anda komşuda kendileri çünkü klavyeye saldırıp duruyordu.Babasıyla bana göre çok yaramaz, sürekli hareket halinde bir bebek aslında güzel birşey yani kös kös oturan bir çocukta istemezdim ama,ne bileyim sürekli ilgi ve dikkat istiyor.Arkamı döndüğüm an yaramazlık yapıyor,düşüyor,yada evde tehlikeli yer olarak neresi varsa orada buluyorum.Örneğin derler ki bırak elini sobaya bir kez değdirsin bir daha gitmez,bizimkinde böyle birşeyde yok,geçen gün elini mutfak çekmecesine kısdırdı.Birkaç gün orayı pas geçti,şimdi yine oynamaya başladı:)))
Aslında yazmaya çok ihtiyacım var ama kısa kesmek zorundayım.Çünkü uykusuda gelmeye başlıyacak yavrumun.Annelik güdüsü dedikleri bu demek,sinirlenmeniz bile çok kısa sürüyor.Bir gülümsemesi yetiyor derlerya gerçekten öyleymiş,bide sarılıyor ya omzunuza yaslıyor başını gelde affetme.
Bakalım tatilimiz naslı geçicek,Batıhan denizi,güneşi,kumu sevicek mi? Çok merak ediyorum.Yukarıdaki şapkayı denedik çok sevimli oldu.Hasan Anzak askerlerine benzedi diyor(tarihçiden başka benzetme beklenemezdi zaten).
Şimdiden bizi seven herkese iyi tatillerrrrrrrrrr
Umarım güzel tatil anılarımızı paylaşırız(Bu arada hemen komşuya iniyorum yazıyı kontrol bile edemiycem,yanlışlarım vardır muhakkak kusura bakmayın)
xxxxxxxxxx

11 Haziran 2008 Çarşamba

İşte burdayız!!!

Bişey öğrendikya durdurana aşkolsun.Bir de ailecek blogumuz olsun bakalım.Sevenlerimiz bizi burdan takip etsin.
Batıhan'ın hızını yakalamak çok güç olucak,hergün yeni şeyler öğreniyor.Saate bakıp bütün gün "daaat daat" deyip duruyor.Dün baş baş yapmayı öğrendi,ama daha amacına uygun kullanamıyor.Bu sabah bildiği şeyleri kendi kendine söyleyip duruyodu.
Gece yine rahat uyuyamadı oğluşum,kabızlığı hala devam ediyor.Bağırarak uyandı 3 gibi ,zor yaptı kakasını.Sık sık uyandı,tabi bende iyi uyuyamadım.Geç kaldık bu sabah,fırtına hızıyla hazırlandık,oğluşumla koklaşamadan çıkmak zorunda kaldım.Neyse öğle arası sevişiriz artık napalım.
Bu arada blogumuzun ismi Deniz Yıldızı olsun istemiştik ama kabul edilmedi.Hayal treniyle idare edicez artık.