22 Haziran 2009 Pazartesi

Okul Yolu Düz Gider!!!


Duyduk duymadık demeyin Batıhan okula başladı.Karneleri verdikten sonra son işlemleri halledebilmek için iki hafta daha okula gidiyoruz.Babam da dayanamayıp annemi çağırınca karne günü annemi Gelibolu'ya gönderdik.Annemin akşam dokuz olmadan niye koltukta uyuyakaldığını çok daha iyi anlıyorum şimdi,ilk iki gün aynı şekilde bende pestilim çıkmış vaziyette koltukta uyuyakalmışım.Batıhan halinden çok memnun,tempoya alıştı ya sabah uyanınca hemen kapıya yöneliyor atta atta diye kapıya çağırıyor,oğlum daha kahvaltı etmedik okulda kimse yok hadi gel diye diye zar zor hazırlanıp okula yollanıyoruz birlikte.Okulda kreş gibi oldu zaten allahtan anlayışlı bir müdürümüz var,iyi ki işlerimi de bu haftaya bırakmamışım Batıhan'ın peşinde koşturmaktan başka birşey yapamıyorum.Günler çok hızlı ve yoğun geçiyor herşey Batıhan'a göre planlanıyor babasının dediği gibi küçük bir prens gibi ilgileniyoruz:)) Kahvaltı saati,okulda atıştıracağı şeyler,öğle uykusu,havuz saati,yemekten sonra babasıyla aaattaa saati,herşey bu düzende istiyor biz bazen unutmaya çalışsak da hatırlatıyor:))

Evet fotoğraflara gelelim,ilk fotoğraf Ecenur ablası ve Batıhan balkonda havuz sefasında,toplantımız olduğu gün hemen çağırdık Aynur teyzesi ve Ecenur atlayıp geldiler.Ecenur üstünde benim bikinilerimle:)))
Nuray teyzesi oğluma ciciler almış Londralardan,denize giricek oğlum bu yaz şortuyla.Bu aralar deli dana modunda olduğundan fotoğraflarda sürekli hareket halinde,en iyisi buydu.Çok yakıştı cicileri teyzesi,teşekkür ederiz.
Oğluşumla okula gitmeye hazırız,üzerindeki ciciler yine Nuray teyzesinden:))



Veeee Batıhan okulda,dediğim gibi bu aralar hiç durmuyor sürekli hareket halinde tabii bende peşinde,kilo veririm diye umutlanıyorum bugünlerde.Tatilimizin başlamasına da az kaldı,1 Temmuzda yolcuyuz,önce Manisa oradan Gelibolu,belki günübirlik başka yerlerede geçeriz.Şu an tam net bir planımız yok,sadece dinlenmek istiyorum bu yaz:))Batıhan'la ne kadar dinlenebilirsem artık!!!

14 Haziran 2009 Pazar

Salyangoz Toplayıcısı

Fazla söze gerek yok,dünyanın en tatlı salyangoz toplayıcısı karşınızda:)))



İtinayla duvardan alınıp bahçeye atılır,daha önceleri minik olanlar iki küçük parmağın arasında çıt sesi gelene kadar ezilirdi.Şimdi sadece duvardan alıp bahçeye atıyor.


5 Haziran 2009 Cuma

AŞK


Senenin bu döneminde garip bir şekilde sıkıntılı olurum hep,bir bıkkınlık, iç karartıcı bir hüzün hali,hiçbir şey yapmak istememek ya da çok şey yapmayı istemek arasında sıkışıp kalmak,anlatabildim mi ruh halimi acaba? Geçen gün başladım kitabı okumaya,yazara karşı önyargılı olduğumdan daha önce hiçbir kitabını okumadım.Adı Aşk diye midir nedir bu kez elim gitti.Ne yalan söyliyeyim,daha yarısına gelmedim ama aklım kitapta, bir çırpıda okumak istiyorum.Uzun zamandır beni saran bir roman okumamıştım özlemişim bu şekilde kitap okumayı,bazı yerlerde anlatımını basit bulsam da kitap içinde bir kitap olması ayrı bir çekim gücü oldu benim için.Tebrikler Elif Şafak…

19 Mayıs 2009 Salı

Bizden Haberler

**Batıhan Mina'nın araba koltuğunda kahkahalar atarken aniden yorgunluktan uyuya kaldığında
Annemi Gelibolu'ya gönderdik.Evine gidip biraz bahçeyle uğraşmak istedi,yazın bahçeden ne yiyeceğiz diye fideler aldı ve Gelibolu’ya bahçe ekmeye gitti.Bu arada Batıhan’ a büyük anneannesi,teyzem ve Cansu bakıyor.Dün onları misafir olarak düşündü galiba,sabah uyandığında tekrar görünce hala bizdeler diye bir şaşkınlık yaşadı yavrum.
-Anneanne nereye gitti Batıhan?
-Annn,annn (arabaya binmiş gitmiş yani)
Çalışıyor olmanın bu tür zorlukları var ,çalışan annelerin aileden birilerine yakın oturması büyük avantaj oluyor böyle durumlarda.Gerçi biz şehirden uzaklaştık ama bizi kırmadılar geldiler,yoksa yanımda okula getirecektim ne yapayım ya da annemle gidecekti.
Haftaya Salı ve Çarşamba günü 19 Mayıs dolayısıyla iki gün tatilimiz var, şehre inmek istiyorum artık oğluşumla gezelim şöyle,arkadaşlarımı ziyaret etmek istiyorum,alışveriş yapmak istiyorum ,anlaşılan iki gün yetmiyecek bizeJ
Dün öğlen uykusunu tam uyuyamamış,öğleden sonra sahile yürüyüşe gittik.Batıhan arabada uyuya kaldı,evde de uyumaya devam etti.Uyandığında mızmızlanmalar,ağlamalar hiç böyle yapmazdı,yemek yedirdikten sonra ağrı kesici içirdim.Keyfi yerine geldi bir süre sonra,oğlum bir yerin mi ağrıyor dediğimde başını tutmaz mı? Başı ağrımış oğluşumun , belki düzensiz uyumasından belki de güneş çarpmasından,ama ilk defa bu soruya yanıt verdi,öylesine sormuştum oysa ki,demek ki büyümüş benim kuzum ağrıyan yerini gösterecek artık, yaşasınnnn
Bilgisayarıma format attırmam gerek sanırım çünkü kafayı yemek üzere, takip ettiğim bloglara bile iki saatte bakabiliyorum,inanılmaz yavaşladı,burada anlayan birini (çok zor olucak eminim,küçük yerin dezavantajı) bulsak iyi olur.
Hayat böyle akıp gidiyor,Batıhan’la ilgili enstanteneler:
Babasına çok düşkün bu aralar,geleme saati yaklaştığı zaman baba,baba sayıklayıp duruyormuş,dört gözle gelmesini bekliyor.Bana gelince beni pek iplediği yok,sabah babasını bir yolcu edişi var,öpücükler el sallamalar,kapılarda uğurluyor.Bana gelince kıçını dönüp bakmıyor bile,gidip ben öpüyorum o zaman bile öpmüyorL
Koltukların üzerine çıkmasına alışmıştık,şimdi bunu genellemeye başladı.Sandalyelere çıkmaya çalışıyor,kirli çamaşır sepetinin üzerine çıkmışken yakaladım geçen gün,hem de düşmek üzereyken.Sürekli peşindeyiz,özellikle balkon ve pencere olayı beni endişelendirmeye başladı.
Evimize gelen misafirleri daha çabuk kabullenmeye başladı.Hatta bazılarına kendisini öyle bir sevdirmeye çalışıyor ki görmeniz lazım.
Bebek arabasının keyfine vardı.Artık dağ tepe demeden gezebiliyoruz,çok uzun süre oturabiliyor tabii durmamak şartıyla,durduğumuz an inmek istiyor.

Artık arabaları haricinde hemen hemen hiçbir oyuncağıyla oynamaz oldu.Yatmaya giderken yanına iki tane arabasını alıyor.İkisine de sıkı sıkı sarılıyor,sanki peluş oyuncaklara sarılırcasına,tam uykuya dalmadan mümkün değil alamıyorum elinden,çok sevimli bu hali,rallici mi olucak bu çocuk nedir?
Bu arada topla alakası olmasa da futbol takımını şimdilik seçti.Batıhan aslan mısın yoksa kartal mı? Cevap: Tarrtall
Çocuklarla bir araya geldiğinde onları acayip incelemeye başladı.Bazı hareketlerini de taklit ediyor ve unutmuyor.Geçen gün Minayla buluştular.Annecim Mina nasıl gülüyor dediğimde hemen taklit ediyor.Orada da yürüyüşünü taklit ediyordu Mina'nın,parmak ucunda yürüdü bir süre.

Çocuklar sıcaktan pancar gibi kızarmışlar,arka fonda da annem ve Cansu.

Her zamanki gibi Batıhan'ın krizi tuttu arkadaşlar,yazımı kontrol bile edemeyeceğim hemen yolluyorum.

29 Nisan 2009 Çarşamba

THREE DECADE!




Onluk olarak hesaplarsak 3 on yılı geride bırakmışım.Yaş itibarıyle hep yakın arkadaşlarımın arasında küçük kalmış olmamın verdiği bir huzur ve gururum vardır.Bunda ilkokula kuzenim,kankam Aynur gidiyor ben niye gidemiyorum diye tuttuırmamın büyük bir etkisi var.Hayata erken başladım yaşıtlarıma göre,16 yaşımda üniversite 1.sınıftaydım düşünsenize,zor yanları olmadı değil ama geriye doğru baktığımda iyi ki de böyle olmuş.
Hatırlıyorumda 18 yaşımı öyle bir beklemiştim ki hiç gelmiyecek gibi geliyordu.Üniversitedesin arkadaşların kimliği gösterip giriyor istediği yere,sen kapıda.Arkadaşlar ben giremiyorum hadi başka şeyler yapalım öflemelerrr.18 yaş günümü Caravan diye bir barda kutlamıştık,Beyoğlu Çiçek Pasajının yanında balık pazarının içindeydi.Gündüz gidip doğum günü kutlamak istediğimizi söyleyip etrafa bir bakındığımızda bir şey anlamamışız,Caravan gece rock bar olmaktan çıktı.Allahım etrafımızda acayip tipler,konuştuğumuzu duymuyoruz,metal şarkılar.Banu,Çağlar ve ben bulmuşuz ya barı,bizi bir gülme krizi tuttu.Daha dün gibi ama onun üzerinden bile dile kolay 12 yıl geçmiş,hey gidi günler.
Bizim ailede kardeşimin ve benim doğum günüm muhakkak kutlanır.Annem çok meraklıdır böyle şeylere,hele de ilkokul yıllarında arkadaşlarımız davet edilir,pastayı kendi elleriyle hazırlar,yanına kurabiyeler,poğaçalar yapar.Biz rahat edelim arkadaşlarımızla diye de hazırlıklar bitince hemen bir komşuya giderdi,canım benim.Liseden sonra ben evden ayrılınca hep arkadaşlarımla kutlamaya devam ettim,alışkanlık olmuş naparsın.Bugün annem,babam,sevgili kocacım ve bir tanecik oğluşumla 30’lu yıllarıma giriyorum,uzun zamandır pasta üzerinde mumlar temsili olarak yer alıyor zaten o yüzden 3 tane mum yeter.
Tuhaf duygular içindeyim bugün,nasıl anlatsam 18 yaşıma girdiğim gün gibi mutlu değilim ama mutsuz da değilim,bu dünyada 30 yıldır varım sadece bunu düşünüyorum bugün sanki hiç gelmiyecek bir gündü ve birdenbire geldi.Anlaşılan bu yıl kendimi sorgulamakla geçiricem ,neydim, ne oldum, ne ürettim ve yaşam adına ne koydum ortaya…
Bu da geçici bir durum 30 lu yaşlara da alışıcaz,su akar yolunu bulur . Doğum Günüm Kutlu Olsun,hey yılım bir öncekinden iyi olsun,ailemle dostlarımla güzel,sağlıklı,mutlu günler benimle olsun,daha ne olsunnnn.

7 Nisan 2009 Salı

TAŞINIYORUZ!

Taşınmak çok sıkıntılı bir süreç,o yüzden biraz gerginim şu sıralar.Kafamda planlar yapıp duruyorum,şu gün şu yapılacak, aman bunu unutmayayım,yok perde ölçüleri ,temizlik, çok işim var çokkkk.Aynı zamanda çalışıyor olmak da başka bir dert,koşturmaca arasında oğlumu ihmal etmek istemiyorum,bazı konularda kaygılarım var.
23 Nisan ertesi tatil olduğu için o gün taşınmayı uygun bulduk,nakliye firmaları araştırıyorum bu yakınlarda.Aslında birkaç nakliye firmasıyla görüştüm,500-600 TL istiyor çoğu,sadece bir yer uygun bir fiyat verdi. İstanbul’dan buraya 600 liraya geldik,yan apartmana taşınmaya aynı parayı istiyorlar, inanılır gibi değil!Sonuçta arabaya yerleştirme indirme yok, arada yol yok,sadece 2.kattan 3.kata taşınacağız,ha birde arabaya sığdırma derdi olmayacağı için vestiyer,konsol gibi eşyaların sökülüp monte edilmesine gerek de yok.Çok fazla eşyanız yok,kendiniz taşının diyenlerde var.Çalıştığımız için bu şıkkı hiç düşünmüyoruz,zaten toparlama,yerleştirme işlemleriyle yeterince yorulacağız.Amcama da iyi bir kiracı buluruz inşallah,bir taraftan da onun sıkıntısı var.(Buraya atama istediğimizde kiracımız çıkmadığı için,şans eseri amcamın kiracısı çıktığından şu zaman kadar orada oturuyorduk,onların da zor durumda kalmasını istemiyorum hiç).
Neyse gelelim Batıhan’ la ilgili kaygılarıma,allaha şükür sağlığı yerinde,fiziksel gelişimi,kilosu boyu normal,azı dişleri çıktığından beri çoğu şeyi yemeye de başladı.Buraya kadar süper,ama dil gelişimi yaşıtlarının çok gerisinde.Batıhan’ın en büyük özelliği tam olarak bir şeyi yapabileceğine inanmadan o şeyi yapmıyor.Şöyle anlatayım örneğin emeklemesi,5.6. aylarındaydı yüzüstü durmaktan nefret ederdi.Mümkün değil emeklemiycek diye düşünmeye başlamıştım,günde belli aralıklarla yüzüstü yatırmayı oyun şeklinde yapmaya çalışıyordum nafile,hiç hoşlanmıyordu bağırıp inlemeler.6.ayının sonlarına doğru artık kendisini çevirmeye başladı,ben yüzüstü yere koyuyorum anında sırt üstü dönüyor,5 dakika bile durmak istemiyor.Bu şekilde mayıs ayına kadar devam etti,tam da anneler günüydü emeklediğinde hem de öyle böyle değil ileriye doğru emekliyor,sanki aylardır emekliyor.Hayatımda aldığım en güzel hediyeydi,tabii sonrası malum,Batıhan’ı tutmak ne mümkünJYürüme hikayemizde hemen hemen aynı,emeklemeye başladıktan kısa bir süre sonra tutunarak kalkmaya başlamıştı.Poposunu öyle koruyordu ki,oturmaya çalışmasını izlemek tam bir komediydi,yoğun çalışmalar ayakla mesafeyi ölçmeler,yavaşça popoyu yere doğru indirme,ve hopppp oturması.Popo üstü can atıcı şekilde oturduğuna hiiiçç rastlamadım,çok koruyordu kendisini.Bizse çok rahat tutunup kalkabiliyor,artık rahatça oturabiliyor demek ki yakında yürüyecek diye düşünürken, Batıhan 3-4 ay sonra 12.ayında birden yürümeye başladı.Bu dediğim şeylerin başarılması kolay değil bunun farkındayım,ama bizi şaşırtan bebeklerin bazı şeyleri yapabilmeleri için hazırlık yapmaları gerekir değil mi?Örneğin emeklemek için uğraşır,poposunu geri geri ittirir önce ya da destek alarak kendini öne doğru ittirir vb. Batıhan bu tip hazırlıklarını doğru dürüst görmedik,o yüzden şok olmuştuk emeklediğini gördüğümüzde.Sanırım konuşması da aynı şekilde olacak,şu an bize çaktırmadan her şeyi kaydetmekle meşgul.İlk söylediğimiz kelime “Daaat” yani saatti.8.ayında söylemişti,sonra “Ağaçççç” gelmişti,yaz tatilinde Manisa’da öğrenmişti.Tabi “Anne,baba,dede,anneanne,nene” bunlarda var.Şu sıralar çok değişti,söylediği kelimeleri bile söylememeye başladı.Sanırım tam olarak söyleyemediği gibi endişeleri var,utanıyor bizden,daha doğrusu ben başka bir açıklama bulamıyorum.Bulunduğu ay itibarıyla iki kelimeli hatta dört kelimeli cümle kurabiliyor olması,kelime dağarcığının da 50 sözcük falan olması lazım.Ben panik bir anne olmadım hiçbir zaman aman şu ayında şunu yapması lazım,aman yemiyor napıcam ben diye,yapabileceğimi yapıp gerisini ona bıraktım.Ben çeşit çeşit pişirdim,denedim yemiyorsa zorla yedirmedim.Ama dil gelişiminde beni kaygılandıran söylediği kelimeleri kullanmamaya başlaması oldu.Kelime dağarcığımız şöyle;
Anne,Baba,Dede,Anneanne,Ay Dede,Annnn(araba),Tayy(Çay su için kullanıyor),Tanta(Çanta zaman zaman söylemiyor),Mama(tüm yiyecekler için),Mee(koyun),Memi(anlamışsınızdır ne olduğunu) birde fiil olarak Aç.
Mesela atta,sonra saat,ağaç,bamba(lamba) şu an aklıma gelmeyen daha birçok kelimeyi artık kullanmıyor.Pedagoji eğitimi aldım,problemli çocuklarla çalıştım uzun bir süre,hatta hala içimdedir özel eğitim,belki bir gün geri dönebilirim.Hatta çocuklara konuşma eğitimi bile verdiğim oldu zaman zaman,Londra’da çalıştığım otistik çocuktan aldığım çok güzel materyallerim var.Ama bir anne çocuğuyla terapist gibi çalışmamalı,bunu yapmak istemiyorum.Diğer gelişim basamaklarında olduğu gibi yapmaya karar verdim,elimden geleni yapıcam sadece bir anne olarak,şarkılar tekerlemeler söyleyeceğim ona (çok hoşuna gidiyor),resimli kitap sayımızı artıracağız,parmak oyunları oynayacağız bol bol, en önemlisi kafama takmayacağım ve biliyorum ki Batıhan birden konuşmaya başlıyacak ve ben bu sefer ne zaman susucak diye beklemeye başlıyacağım…

29 Mart 2009 Pazar

Seçimzede

Bundan sonra and içtim,bir daha mı seçim görevi! Aman allahım tövbe,isterlerse hapse atsınlar.Ulan sabah 6-gece 10:30 eve gelmem 11'i buldu.Allahım ne karışıklık,oy kullandırmak bir dert,hele sayım döküm işlemlerini düşmanıma vermesinler, o kadar berbat .Resmen dağılmış durumdayım,gerçi sonuçlar acılarıma değer galiba.Bu arada bizim sandıkta chp öndeydi,en güzel seçim görevimdi bu açıdan bakıldığında,gerçi chp değil mhp,dsp,bbp kim olursa mutlu olacaktım.Yeter ki akp almasın,çok kızgınım,küskünüm bu partiye karşı,bir ders almalarını çok istiyordum.Geliboluda da chp almış,kurtuldu caaanım gelibolum çöpleri toplatmayan bir belediye başkanından yuppiiiii.Allahım sen büyüksün İstanbulda Kemal Kılıçdaroğlu alsın ne olur,o zaman değmeyin keyfime:)))
Bu arada yaşlı başlı halleriyle oy kullanmaya gelen tüm teyze ve amcalarımın önünde saygıyla eğiliyorum,ellerinden öpüyorum.Bizim sandıkta gençleri mumla aradık valla,sabahın köründe kalkmışlar oy kullanmaya gelmişler,gerçi bizi biraz sıkıştırdılar hadi hadi kullanalım oyumuzu artık diye ama olsun,hepsi geçti gitti.
Türkiyem uyanmaya başlamış,oğlumu bütün gün göremedim ama bu sonuçlara değer...