

Batıhan'ı hergün dışarı çıkarmaya çalışıyoruz.Havanın durumuna göre süre değişiyor.Dün biraz soğuk olduğu için yarım saat dolaştık site içerisindeki parklarda,bir de caddeye doğru gidip arabaları seyretme keyfimiz var.


Batıhan'ı hergün dışarı çıkarmaya çalışıyoruz.Havanın durumuna göre süre değişiyor.Dün biraz soğuk olduğu için yarım saat dolaştık site içerisindeki parklarda,bir de caddeye doğru gidip arabaları seyretme keyfimiz var.
31/12/2008
Oğluşum dedesini aldığı trene bayıldı,ama sesi gerçek bir tren sesinin 10 kat fazlası olabilir:))Alttaki komşularımızı zaten sabahın köründe kaldırıyoruz bir de geceleri kafalarını şişirmeyelim diye treni saklamak zorunda kaldık.
Nişan çok güzel geçti,evim artık İstanbul dışında olduğundan erken ayrılmama üzülmedim değil,ama ne yapalım bu duruma alışmak lazım.En azından gidebiliyorum deyip avutuyorum kendimi.
Bu arada daha önce de yazmıştım ailemizin (hatta Türkiye'nin son aupairi bile olabilir) son Aupairi sevgili kuzencanım pazartesi sabahı Londra yolcusu,vedalaştık bugün.Bugünkü yazımda onun ve Batıhan'ın fotoğrafını da eklemeyi çok istiyordum ama erken geldi kuzencan işlerini yetiştirmeye çalıştığı için,önce okulda bana uğradı,sonrada Batıhan'ı görmek için eve.Bu kadar koşturmacanın arasında bize vakit ayırabildi canımcım.Hem çok heyecanlı gördüm kendisini,hem de biraz tırsıyordu:)))İçimde sanki orda bir hayat kuracakmış gibi bir his oluştu.Genelde hislerimde pek yanılmam ama bu sefer yanılmayı umuyorum galiba...Hayırlısı olsun onun için,herşeyin en güzelini hak ediyor benim kuzenim,onu çok seviyoruz çok da özlüyeceğiz.Ama en azından artık nette görüşebiliyoruz kameralarla,biz ordayken böyle değildi,anca haftada bir biz telefonla ararsak görüşebiliyorduk ailelerimizle.
Gelelim sabah şekerime;
Sabah şekeri sabahın köründe saat 6'da uyanıyor,kurulmuş saat gibi,gerçi bu bizim için yeni birşey değil,bebekliğinden beri öyleydi.Ama çok enteresan sabah biraz daha uyusun diye geç yatırmayı denedik,değişen birşey olmadı.Uyanınca da illa evdeki herkesi uyandıracak,öyle bir çabası var.Bu ara Çince konuşmaya başladı abula abula bııyyy deyyy en favori kelimelerimiz,ne demek istediğini çözünce burda paylaşıcam:)))Doktora gittik geçen salı,daha odaya girer girmez bir tuhaf oldu,dudaklar büzüldü.Muayene için soymaya başlayınca bir kıyamet koptu,aman allahım zapt etmeye çalışırken kan ter içinde kaldım.Boyunda ve kilosunda çok güzel artış olmuş,uzun zamandır böyle değildi.Çok sevindim,umarım böyle devam eder.Şu anda uyuyor uyanmak üzere o yüzden hemen postu bitirmeye çalışıcam,Batıhan'ın bu sabah çektiğim bir fotoğrafını eklemek istiyorum.
İlk fotoğrafımızdan başlayalım,gördüğünüz tulumu arkadaşım Nilay almıştı oğluşuma,bir türlü giydirmek kısmet olmadı.Geçen gün gözüme ilişti dolapta(dolabımız alt üst olmuş vaziyette şu sıralar),havalrda soğudu yatarken giydireyim dedim oğluşuma.Batıhan giyince bir tuhaf oldu ayaklarına bakıyor sürekli,tabii tulum küçük kaldığı için dizleride gerildi biraz,bayıldık onun bu haline.Şipşak Deniz hemen aldı eline fotoğraf makinesini,başladı pozlamaya...
Ana oğul pek bir sevişiyoruz bu aralar.Eve geldiğimde sarılıyor,öpüyor,cilve yapıyor:)))Çok sevimli oldu,çoğu dediğimizi anlıyor artık,tabi yaramazlığa son gaz devam etmeyide ihmal etmiyor.Sürekli peşinde olmamız lazım,ne yapacağı hiç belli olmuyor,bir bakmışsın mutfakta,banyoda,koltuk tepesinde,çoğu zaman prizlerin başında...Ne yapacağımızı şaşırıyoruz,bazen çok yorulduğumu hissediyorum,böyle durumlarda hemen iki çocuğu olanları düşünüyorum,hatta ikiz çocukları olanları düşünerek rahatlatmaya çalışıyorum kendimi.Birde bizim ufaklık artık iiyileşti sanırım,son iki gündür iyice kudurdu diyebilirim,bi amuda kalkmadığı kaldı,onu yakında yapar o potansiyel var.Ama genede pek bir şevişiyoruz dediğim gibi bu aralar,aşağıdaki fotoda anneciğine öpücük kondururken.
Flaş Flaş Flaş
Gördüğünüz üzere ana oğul bitkin vaziyetteyiz.
Amcası ve babası oğluşumu yerken....