29 Ocak 2009 Perşembe

Çok Güzel Hareketler Bunlar!!!


Batıhan Bey büyümekte,sonsuza kadar unutmamak için en sevdiklerim.

1. Yemeğini yedikten sonra önlüğünü çıkarmam için bebekçe sesiyle ısrarlı bir şekilde aşççç aşççç demesine,
2. Lambanın yandığını nerde görürse görsün cııss cıısss demesine...Öyle dikkatli ki bugün dışarda yürürken apartmanların ön kapılarında harekete duyarlı ışıkların yanmasını bile farketti,tabii eve gidene kadar tutturdu cııss cııss diye bir süre kapı önlerinden ayrılamadık.
3.Sabah uyandığında babasını hala uyur gördüğünde bastıra bastıra baaabaaa e ee ee demesine(babası uyuyormuş yani),

4.Ona kızdığım zaman hemen savunmaya geçip elini dudaklarına götürerek buv buv buv yapmasına ölüyorum,hemen kendimi tutamayıp gülmeye başlıyorum.
5.Uyutmak için ayağıma yatırdığımda hemen çoraplarını tutup aşçç aşççç demesine,bu aralar pijamaya taktı onu da çıkartıcakmışım,sanırım yaza donla dolaştırıcaz adamı.

6.Playskooldan aldığımız ilk arabam la çok güzel oynuyor,iyi ki almışım dediğim oyuncaklardan bir tanesi,ilk adımı atmaya hazırlanan bebelere şiddetle tavsiye ederim.Şimdi Batıhan büyüdü tabii üzerine oturuyor bizde arabaya bir ip bağladık,oda oda gezdiriyoruz kuzuyu.Arabaya otururur oturmaz bacaklarını hızlı hızlı arabanın üzerine yerleştirmesine bayılıyorum,
7.Batıhan Ay dede hastası diyebilirim,artık nerede hangi şekilde görürse görsün hemen tanıyor.Hatta işi abartıp güneşe bile ayy dedde demeye başladı.Bastıra bastıra Ayy dedde Ay dedde demesine,

8.Çoğu gece uyku vakti geldiğinde Batıhan hadi uykun geldi gidelim yatalım dediğimde ev halkına bay bay yapıp odanın yolunu tutmasına bayılıyorum,

9.Herhangi birşeyle ilkgilenirken birden annnee annnee deyip gelip bana sarılmasına bitiyorum,bir de bazen muummha diye öpücükde kondurmayı ihmal etmiyor.

10.Akşam hava kararınca gündüzden çok farklı oluyor,sürekli onunla ilgilenelim oynayalım istiyor.Hepimizi sıraya diziyor nerdeyse kim yorulursa devreye bir başkası giriyor,dedesi,babası,ben,anneannesi.İlla kendi odasında oynamak istiyor,odasına gidip birinin gelmesi için inlemesi ise görülmeye değer,
Daha bir sürü var ama en sevdiğim hareketleri bunlar sanırım,tabii bir de sevmediklerimiz var onlar başka bir yazıya kalsın.
Babamızı geçtiğimiz Çarşamba günü gönderdik,uçakla İzmir'e gitti,oradan Manisaya.Uçak bileti fiyatları acayip uygun bu aralar,neredeyse otobüs bileti fiyatına.Batıhan ara ara babasını evde arıyor,baba nereye gitti dediğimde annn aannn diyor.Arabaya binip gitmiş yani.Çocuk ne yapsın anneannesi,dedesi,babası sırayla hepsini yolcu etmeye,arabaya bindirmeye alıştı artık
Büyük anneannemiz bizi yalnız bırakmadı sağolsun,o gün hemen geldi.Batıhan çok çabuk alıştı anneanneme,genelde yabancılık çekmez ama bana göre çok hızlı gerçekleşti niyeyse.Acaba hatırlamaya mı başladı gördüğü insanları,sanki öyle birşey oldu gibi.Bugün anneannemle pazardan aldığım ıspanaklarla bir sürü yemek yaptık söylemesi ayıp,Gül Böreği,köklerinden çorba,yemek artık 10 gün ıspanak yeriz.Anneannem çocuk gibi sevindi caaanım ıspanakları görünce,burda en sevdiğim yer pazar oldu diyebilirim.Bayat sebze ve meyve görmekten bıkmıştım,herşeyin en tazesini bulabilmek çok hoş.



Batıhan'ı hergün dışarı çıkarmaya çalışıyoruz.Havanın durumuna göre süre değişiyor.Dün biraz soğuk olduğu için yarım saat dolaştık site içerisindeki parklarda,bir de caddeye doğru gidip arabaları seyretme keyfimiz var.

23 Ocak 2009 Cuma

15 Tatil ve Batıhan 17.Ayında

Günler su gibi akıp gidiyor,şöyle böyle derken 1.dönemi kapattık bugün okulda.Sömestr tatilimiz bugün başladı,karne verileceği gün hep çok sıkılırım ben,malum bir sınıfım olmadığı, karne veremediğim için okulda bu heyecana ortak olamamak üzer beni nedense.Bugünde öyle bir gün geçirdim okulda,karne heyecanı yaşayan ziyaretçilerim olmadı değil.Bir tanesi sabahtan beri beni bekliyormuş (bugün başka bir okulda işim olunca biraz geç gittim kendi okuluma) hayırdır inşallah dedim dönem sonunda ne sıkıntın var.Teknoloji Tasarım dersinden(bu arada bu ders geçmiş zamanın resim-iş eğitimi dersidir bu asortik isim iki-üç senedir kullanılıyor) zayıf almış,daha doğrusu öğretmen zayıf vermiş.Zayıf olan ders notlarını hep öğretmenler verir değil mi:))) Bende bu tür durumlarda öğretmenlere müdahale etmeyi pek sevmem,daha karneyi görmeden üzülmemesini söyledim.Çünkü okulda baya bir not düzenlemesi yapılır son haftalarda,genelde yükseltilir,özellikle de takdir teşekkür alacak öğrenciler için.Sınıf öğretmeni son anda olaya müdahale etmiş,not biraz daha yükseltilmiş baktım çıkışta elinde teşekkür belgesi annesine beni gösteriyor.Ne yapalım düşük notlar vererek çocukları okula küstürmemek lazım,bol keseden notlar vermek de çok doğru değil tabi,işte öğretmenlik hakketen zor bir meslek dengeleri her zaman iyi kurman lazım.Bu arada 1.sınıflar ve Ana Sınıfı öğrenci ve velilerini izlemeyi çok severim,aman allahım hepsinde bir heyecan görülmeye değer gerçekten.Batıhan geldi hep gözümün önüne,canım benim büyüyecek okula gidecek,karne alıcak inanılır gibi değil.


Gelelim tatil planlarımıza,16 yaşımdan bu yana ilk defa heralde bu tatilde evde olacağım,son anda kudurupda fikrimi değiştirmezsem:))Benim için acayip bir durum bütün gün bunu düşünüp durdum,acaba bende bir gariplik mi var ,ne oluyor bana diye.Bu arada lise arkadaşım Sevim bizi hayal kırıklığına uğrattı,bu tatilde gelecekler bizde kalıcaklardı .Kız arkadaşlar da başka oluyor insan çok özlüyor birlikte olmayı kaynatmayı,hele de senede birkaç gün görüşünce baya heveslenmiştim,havaya girmiştim.Başka bir sefere inşallah.Eşim ailesini görmeye gidecek malum yaz tatiline kadar başka bir şansı yok,ama biz ne yapacağız bakalım Sevim de gelmiyeceğine göre.Bugün onu da düşünüp durdum,işin içinden çıkamadım acaba yalnız kalabilirmiyiz kalamazmıyız diye.Gündüz birşey değil bir şekilde idare ederim,yakın arkadaşlarıma giderim vakit geçiririm bir şekilde,ama geceleri korkarım diye düşünüyorum.En iyisi bizim yakınlarda bir yerlere gitmemiz ya da birilerinin bizim yanımıza gelmesi olucak heralde.Neyse bulucaz bir çaresini bu soğukta Batıhan'la Manisa'ya gitmek,yollarda telef olmak istemiyorum.Zaten yeni gittik sayılır,bir de hasta olduk.
Batıhan etrafımda dolanıp duruyor,ikinci kez sabote etti bilgisayarı,kapatıp duruyor.Şu yazıyı kazasız belasız göndermek istiyorum artık.Millet nasıl yazıyor hayret,hatta iki çocuğu olanları gördüm bugün birkaç blogda.Evde olduğumda sürekli peşimde,banyoya giremez oldum kapının önünde inliyor içeriye alayım diye,hatta bazı günler öyle hareketli oluyo ki sabırtaşı annem bile pes ettiriyo yani.Her neyse gelelim Batıhan'daki son gelişmelere, bir iki hafta önce yaşadığımız olağan kabızlık problemini Duphalac şurubu tekrar kullanarak çözüme kavuşturduk .İçerden sesler yükseliyor ayy ne yazacağımı da karıştırıyorum,başına birşey gelmeden bırakayım bari özet olarak bu aralar böyleyiz,durmak yok...

8 Ocak 2009 Perşembe

2009'un İlk Haftası

Üstteki fotoğraf anlaşıldığı üzere 2008 yılbaşı akşamı,şapkayı özellikle saklamıştım bu sene için ama Batıhan kafasında tutmamakta inat ettiği için doğru dürüst pozlayamadım.
31/12/2008
Oğluşum dedesini aldığı trene bayıldı,ama sesi gerçek bir tren sesinin 10 kat fazlası olabilir:))Alttaki komşularımızı zaten sabahın köründe kaldırıyoruz bir de geceleri kafalarını şişirmeyelim diye treni saklamak zorunda kaldık.
---------O----------
Ocak ayının ilk haftasını bitirdik nerdeyse,bizde şimdi Sömestr heyecanı başladı.Dört gözle bekliyoruz,planlar yapmaya başladık şimdiden.Böyle tatile yaklaştıkça okulu daha çok seviyorum galiba,eminim öğrencilerde aynı duyguları yaşıyodur.Evet gelelim tatil planlarına; tatilde eşim ailesinin yanına gitmek istiyor.Ben gitmek istemiyorum çünkü geçen bayramda feci şekilde hastalandı Batıhan.Aynı şeyleri yaşayıp tatilin zehir olmasını,Batıhan'ın da yollarda telef olmasına gönlüm razı değil.Biz oğluşumla evimizde başbaşa tatil yapacağız anlaşılan,anneannesini de gönderiyoruz.Bende Gelibolu'dan çok sevdiğim arkadaşlarımı davet ettim.Bakalım Özü hamile olduğu için gelemeyebilirmiş,ama Sevim son anda yan çizmezse gelicekmiş.Süper dinlendirici ve keyifli bir tatil olucak galiba,çok heyecanlıyım şimdiden.Umarım havalar biraz daha iyi olurda,eve tıkılıp kalmayız.Gerçi ben hiç yakınmam,özlemişim zaten ama dışarda takılıp,alışveriş yapmakda fena olmaz Sevim açısından.Gelsinlerde planımızı yapar,yakın yerlere gideriz.
Bugün Can 2 yaşında,akşam doğum günü partisine gidemeyeceğimiz için,öğleden sonra gidip bir öpeyim dedim.Çok tatlı kereta,çok da yakışıklı maşallah.Allah uzun sağlıklı bir ömür versin oğluşuma.Havalar ısınınca tosuncukları buluşturmak ümidiyle...








31 Aralık 2008 Çarşamba

Son Dakikalar...

Koca bir yılı devirdiğimiz bu son dakikalarda blogumun başımda olacağıma bir yıl önce söyleseler aklım almazdı heralde.Bilgisayar başında oturmaktan oldum olası pek hoşlanmadım,ama blog başka tabii.Birazdan sevdiklerimi öpmeye sarılmaya gideceğimden, çabukça birşeyler yazmak istedim.Allahım kim ne istiyor ne bekliyorsa gelecekten onu versin...Bize Batıhanımızı verdi daha ne olsun,artık tüm dileklerim oğlum için...
Tüm sevdiklerimize Mutlu Yıllar...

26 Aralık 2008 Cuma

Çok şey birikti yine yazıcak!

Nerden başlasam,en iyisi kuzencanın nişanından başlayayım.Geçen cumartesi günü evlilik yolunda ilk adımını atmış oldu amcamın kızı.Evde yaptılar nişanı,yakın akrabalar davet edildi.Batıhan'ı o kalabalığın içinde düşünemediğim,nişanı bana ve ordakilere zehir edeceğini düşündüğümden evde bıraktım oğluşumu.Herkes onu sordu tabii,zaten artık doğduğundan beri pabucumuz dama atıldı bir kere,Deniz ve Hasan olmaktan çıkıp Batıhan'ın anne ve babası olduk birden.Yanlış anlamayın pek de şikayetçi olduğum söylenemez bu durumdan.Allah mutlu mesut etsin,baya bir beklediler bugün yaşamak için.Bu sene düğünümüz var.Batıhan'ı düğüne hazırlamak lazım şimdiden,oğlum pek meraklı değil de oynamaya:)))Çok ciddi birisi:)))

Bu arada Deryacık çok şanslı kuzen Meral bile geldi taa Alamanyalardan,kızcağız neredeyse hiç kimsenin düğününde nişanında bulunamadı.Deryaya kısmetmiş ne diyelim.Alttaki fotoğraf nişan günü çekildi.Deryacık yok aramızda soldan başlarsak ben,Nuray,Meral ve Filiz ablam...

Nişan çok güzel geçti,evim artık İstanbul dışında olduğundan erken ayrılmama üzülmedim değil,ama ne yapalım bu duruma alışmak lazım.En azından gidebiliyorum deyip avutuyorum kendimi.


Bu arada daha önce de yazmıştım ailemizin (hatta Türkiye'nin son aupairi bile olabilir) son Aupairi sevgili kuzencanım pazartesi sabahı Londra yolcusu,vedalaştık bugün.Bugünkü yazımda onun ve Batıhan'ın fotoğrafını da eklemeyi çok istiyordum ama erken geldi kuzencan işlerini yetiştirmeye çalıştığı için,önce okulda bana uğradı,sonrada Batıhan'ı görmek için eve.Bu kadar koşturmacanın arasında bize vakit ayırabildi canımcım.Hem çok heyecanlı gördüm kendisini,hem de biraz tırsıyordu:)))İçimde sanki orda bir hayat kuracakmış gibi bir his oluştu.Genelde hislerimde pek yanılmam ama bu sefer yanılmayı umuyorum galiba...Hayırlısı olsun onun için,herşeyin en güzelini hak ediyor benim kuzenim,onu çok seviyoruz çok da özlüyeceğiz.Ama en azından artık nette görüşebiliyoruz kameralarla,biz ordayken böyle değildi,anca haftada bir biz telefonla ararsak görüşebiliyorduk ailelerimizle.


Gelelim sabah şekerime;


Sabah şekeri sabahın köründe saat 6'da uyanıyor,kurulmuş saat gibi,gerçi bu bizim için yeni birşey değil,bebekliğinden beri öyleydi.Ama çok enteresan sabah biraz daha uyusun diye geç yatırmayı denedik,değişen birşey olmadı.Uyanınca da illa evdeki herkesi uyandıracak,öyle bir çabası var.Bu ara Çince konuşmaya başladı abula abula bııyyy deyyy en favori kelimelerimiz,ne demek istediğini çözünce burda paylaşıcam:)))Doktora gittik geçen salı,daha odaya girer girmez bir tuhaf oldu,dudaklar büzüldü.Muayene için soymaya başlayınca bir kıyamet koptu,aman allahım zapt etmeye çalışırken kan ter içinde kaldım.Boyunda ve kilosunda çok güzel artış olmuş,uzun zamandır böyle değildi.Çok sevindim,umarım böyle devam eder.Şu anda uyuyor uyanmak üzere o yüzden hemen postu bitirmeye çalışıcam,Batıhan'ın bu sabah çektiğim bir fotoğrafını eklemek istiyorum.


Oğluşumla koklaşayım artık,çok özledim bugün.Hoşça kalın...

18 Aralık 2008 Perşembe

Batıhan bey büyümekte...

İlk fotoğrafımızdan başlayalım,gördüğünüz tulumu arkadaşım Nilay almıştı oğluşuma,bir türlü giydirmek kısmet olmadı.Geçen gün gözüme ilişti dolapta(dolabımız alt üst olmuş vaziyette şu sıralar),havalrda soğudu yatarken giydireyim dedim oğluşuma.Batıhan giyince bir tuhaf oldu ayaklarına bakıyor sürekli,tabii tulum küçük kaldığı için dizleride gerildi biraz,bayıldık onun bu haline.Şipşak Deniz hemen aldı eline fotoğraf makinesini,başladı pozlamaya...
Güzelim tulum gibi o kadar çabuk küçük kalıyor ki kıyafetleri,çoğunu doğru dürüst giymeden bir bakmışız dolaptan ayıklamamız gerekicek kadar küçülmüş.Neyse büyüsün yeter ki benim oğluşum,sağlıklı olduktan sonra hiç mühim değil.Bu aralar hastalıklarla boğuşup,kötü haberler aldığımdan mı nedir sürekli şükretmek geliyor içimden.
Ana oğul pek bir sevişiyoruz bu aralar.Eve geldiğimde sarılıyor,öpüyor,cilve yapıyor:)))Çok sevimli oldu,çoğu dediğimizi anlıyor artık,tabi yaramazlığa son gaz devam etmeyide ihmal etmiyor.Sürekli peşinde olmamız lazım,ne yapacağı hiç belli olmuyor,bir bakmışsın mutfakta,banyoda,koltuk tepesinde,çoğu zaman prizlerin başında...Ne yapacağımızı şaşırıyoruz,bazen çok yorulduğumu hissediyorum,böyle durumlarda hemen iki çocuğu olanları düşünüyorum,hatta ikiz çocukları olanları düşünerek rahatlatmaya çalışıyorum kendimi.Birde bizim ufaklık artık iiyileşti sanırım,son iki gündür iyice kudurdu diyebilirim,bi amuda kalkmadığı kaldı,onu yakında yapar o potansiyel var.Ama genede pek bir şevişiyoruz dediğim gibi bu aralar,aşağıdaki fotoda anneciğine öpücük kondururken.

Flaş Flaş Flaş
Nuray teyzesi vize almış,Londraya gidiyor.Ailemizin son Aupairi,İngiltere Ocak ayından sonra Türkiye'den artık Aupair almıyacakmış,ne diyim kendileri kaybeder:)))Nuray da bu hafta apar topar gidecek,hiç ummuyoduk vize alabileceğini,sürede kısıtlı olduğu için vermezler diye düşünüyoduk.Bu ingilizlerin ne yapacağı belli olmuyor,hayırlısı artık umarız herşey istediği gibi olur.Çok özlüyeceğiz kendisini ama kader mi artık ne bileyim,yolun açık olsun.

15 Aralık 2008 Pazartesi

Evim Evim Güzel Evim

Kurban Bayramını geride bıraktık,Manisa'ya gittik geldik.Çok da iyi geçmedi diyebilirim,zira Batıhan şifayı kaptı oralarda.Evini özledi oğluşum,doğduğundan beri pek fazla sevmez ortam değiştirmeyi,gerçi büyüdükçe biraz daha iyiye gidiyor.En azından çabuk alışıyor eski günlerimize nazaran.Babaannesini getirdik gelirken,iki hafta kadar bizimle olucak.Anneannesini biraz dinlendirelim istedik,hazır kurban bayramı tatili de varken.Bugün ilk yalnız günlerini geçirdiler babaanne torun,sorun çıkarmamış benim akıllı oğlum.Anlaşılan bize naz yapıyor benim oğluşum,biz eve dönünce haylazlığa başlıyor.


Hazır uyurken tatilden birkaç fotağraf ekleyeyim,
Gördüğünüz üzere ana oğul bitkin vaziyetteyiz.

Amcası ve babası oğluşumu yerken....