1 Ekim 2009 Perşembe

Senin Adın Ne Annecim? -BATİİ

Çok hızlı bir hafta geçirdik,önce Batıhan'ın gecikmeli doğum günü partisi,ertesi gün işe başlama,hemen ardından hastalanmam derken harbiden yazarken yoruldum şimdi.Batıhan bakıcısına ısınma turlarındaydı bu hafta,sıcakkanlı oğlum benim anneannesinin söylediğine göre iyi anlaştılar,bugün birlikte oynamışlar,N. Hanım yemeğini yedirmiş,Batı ona şarkılar söylemiş (Lalalala şeklinde sözsüz yanii) içim rahatladı.

Pazartesi ikisi başbaşa kalacaklar bakalım,Batıhan ilk defa aile dışından biriyle 7 saat zaman geçirecek,çaktırmıyorum ama endişeliyim yine de,ana yüreği işte umarım herşey yolunda gider.Çok güveniyorum N.Hanıma belki yemek yemesi bile düzelir,ne de olsa ona naz yapamıyacak.
Bu aralar konuşmama mevzusuna taktım yine,gerçi başlıktan da anladığınız üzere ismini söylüyor artık çok büyük gelişme bizim için,o kadar tatlı oluyor ki söylerken kameraya çekip yayınlamak istedim ama çok üşendim sonra.Üşendi dedim ama geçen de fotoğraf yükleyemedim aslında,problem mi var anlmadım!!
Öğle uykusunu çok kısa uyuyor hatta uyumak istemiyorr,gece aynı şekilde dirençli.Fotoğraf herşeyi açıklıyor olsa gerek,Batıhan'ın benle uyumamak için inatlaştıktan yaklaşık 1 saat kadar sonra uykusuzluktan bayıldığı an:))) Geceleride 2-3 kez uyanıyor uyanmadığı gece yok gibi,hayır anlamadığım ne demeye uyanıyor yani acaba beni gıcık etmek için olabilir mi? Azcık gözünü açsın tamam,uykuya geri dönüşte acayip zorlanıyor.Öyle inatlaşıyor ki benimle bu aralar sanki Batıhan gitti başka bir çocuk geldi.İşe başladığım için mi acaba diye düşünüyorum,yoksa bizimki de 2 yaş sendromuna mı girdi? Girdiysede bir an önce çıksın,ben oğlumu geri istiyorummm
Çok değişti ve gelişti bu aralar,dışarıya çıktı mı çocukların yanında bitiyor,hatta onlar eve gitmek istediklerinde bağırıyor gitmesinler diye,bitmek bilmez bir enerjisi var.Acayip bir şekilde taklit yeteneği arttı,bu konuşmaya geçmesine de yardımcı olabilir.
Durup dururken sinirleniyor,bazen çok keyifli kalkıyor nanananana favori ezgisini söyleyerek,bazen sinirli.Batıhan gelgitlerle dolu bu aralar anlıyacağınız,bende öyleeee

22 Eylül 2009 Salı

NaMiNaMiNa!!!!!

Duyduk duymadık demeyin literatüre Mina korkusu olarak geçebilecek(erkek çocuklarının Mina'dan korkması) durumu atlatmış bulunuyoruz hehehehe Çocukları birbirine kaynaştırıcaz diye anamız ağladı ayol,yanlış anlamayın Mina'nın birşey yaptığı yok bizim velete,geçen buluşmalarında taktı kıza.Olay şöyle gerçekleşti Minayla Rahşan bize gelmişlerdi geçenlerde,Batıhan uykudan uyanıp mutfağa yanımıza geldiğinde Mina Batıhan'ı sıkıca kendine doğru çekip dudaklarından bir öptü.Batıhan şoktaaa=)))) Batıhan gördüğü an basıyor çığlığı bide yüzünü bize gömüyor,Mina'nın umrunda değil salağa bak diyodur içinden hehehehe
Dün buzlar eridi,bizimki Naminaminami sayıklıyor evde,anca toparladı kendini,bizde onları aynı evde farklı yerlerde tutma derdinden kurtulmuş olduk böylece...

16 Eylül 2009 Çarşamba

Batıhan 2 Yaşında


Birtanem canım oğlum 2.yaşımız kutlu olsun.Aramıza katılmakla bizi ne kadar mutlu ettin bilemezsin,hamile kalmama çok şaşırmamdan olacak sen de tam bir şaşkın oldun:))Herşeye şaşırıyorsun aaa aaa herkes seni böyle hatırlıyor bay şaşkınım benim. Annen çok duygusal bugünlerde, şu an nasıl ağlıyorum bilsen ama üzülme üzüldüğüm için değil çok mutlu olduğumdan.Keşke daha önce başlasaydım yazmaya,ağlamaktan kelimelerimi toparlayamıyorum.Doğum günlerini ertelemeyi pek sevmesemde, Ramazan olduğundan ve bu hafta iş yerinde çok yoğun olduğumdan doğum gününü haftaya kutlamaya karar verdik.

İnsanın evladına karşı duyduğu sevgi bambaşkaymış,hiçbirşeye benzemiyor.Eve döndüğümde gülümsemenle karşılaştığımda her sıkıntımı her şeyi unutuyorum inan,öyle bir sarılışın öpüşün var ki...Seninle birlikte bende büyüyorum,değişiyorum,duygularım düşüncelerim eskisi gibi değil, daha bir duruldum, olgunlaştım,anne oldum .Bana yaşattığın tüm bu güzellikler için sonsuz teşekkürler,nice yaşlara...

29 Ağustos 2009 Cumartesi

Mimmmm



Döneli epey oldu,teknolojiden uzak kalmak iyi gelmiş olacak bir türlü oturamadım bilgisayarın başına.Blogumu açar açmazda sevgili Sibel'in (http://hayatiminmasali.blogspot.com) ödülünü almış bulundum. O kadar çok şey birikti ki, nerden başlıyım yazmaya diye düşünüyordum açıkçası.Bu ödül en azından ortaya karışık bir post çıkmasını engellemiş oldu.İşte benimle ilgili 7 ilginç şey,

1.İlk aklıma gelen,iki ayrı işi aynı anda yapamamam.Örneğin televizyon seyrederken gazete okuyorsam eğer,televizyon ya boşuna çalışıyordur ya da okuduğum şeyden hiçbirşey anlamıyorumdur.Çok komik olucak ama bilgisayar başına oturduğumda kahve içersem eğer,o kahveden de birşey anlamam mesela.Ben iki işi aynı anda yapamazken,bir sürü işi aynı anda yapabilen insanları her zaman kıskanmışımdır.

2. Hamileliğimle birlikte damak tadım çok değişti.Birçok arkadaşımda aynı şeyleri yaşadığını söylüyor ama bana çok ilginç geliyor.Örneğin kahvaltıda reçel,pekmez,bal ne bileyim çokokrem ağzıma sürmezdim,aklıma bile gelmezdi.Hamilelikle birlikte dolabım tatlıdan geçilmiyor helvanın tadını bilmezdim,şimdi yok fıstıklı,aman yaz helvesı nasıl oluyormuş bakalım diye diye 60kg ı devirdik iyi mi!Hamileykende 80 kg dan sonra tartıya çıkmadığımı hatırlıyorum, bilmem anlatabildim mi?

3.Bende sivilceli bir ergenlik geçirme durumundan kaynaklanan siyah nokta temizleme hastalığı vardır.Birinin yüzüne baktığımda anında bütün siyah noktalarını görürüm.Hatta kuzenlerimin ve yakın arkadaşlarımın ne olur bak şurda kocaman olmuş bi siyah nokta var otur da bir sıkayım diye peşlerinde dolaştığım çok 0lmuştur:))Sıktıktan sonra da muhakkak gösteririm,bak gördün mü diye,ıykkk iğrenççç diyenlerinizi duyar gibiyim.

4.Bu özelliğim taaa bebekliğimden,açlığa tahammül edemem.Annem gece biberonu yetiştirene kadar bütün mahalleyi ayağa kaldırdığımı söyler,komşularda bu dediklerini doğrular ve aynı zamanda çok kötü bir sesim olduğunu da eklerler:))) Koca kadın oldum hala değişmedim,aç olduğumda inanılmaz sinirli olurum,bu yüzden öğünlerimi atlamam,kahvaltı yapmadan sokağa adım atmam isterse saat sabahın altısı olsun.Eşim öğle yemeği dişine göre değilse yemez mesela,akşama kadar aç durur,bu özelliğiyle beni hayrete düşürür.

5.Bavul hazırlamak çoğu insan için stresli bir durumken,ben bavul hazırlamaya bayılırım yeter ki gezmek olsun:))Bu işi de gayet iyi yaparım,hiçbir eşyamı unutmam,önce gideceğimiz yere göre kafamda bir ihtiyaç listesi hazırlarım.Bavula yerleştireceğim herşeyi önce yatağın üzerinde hazır eder,sonra da güzelce bavula sığdırırım.

6.Anı koleksiyoncusuyumdur,çocukluğumdan kalma hatıra defterlerim,karnelerim (ilkokul 1.sınıftan itibaren hemde),arkadaşlarımın doğum günlerimde aldığı hediyeler,18.yaş günümün pasta süsleri,çocukken oynadığım birkaç bebek,üniversite yıllarından İstanbul Üniversitesi logolu yemek fişi,ne bileyim sınıf listesi,Londra metrosu haritası,Londra da gittiğim opera ve bale biletlerinden bazıları liste uzar gider...Durum vahim anlıyacağınız.

7.Belki yukarıda ki özelliğimle bağlantılı biraz,fotoğraf çekmeye çok meraklıyımdır.Bu da çok eskiye dayanır,o yüzden evde heryerden fotoğraf çıkar resmen.Arkadaşlarım bende ki fotoğraflarını gördüklerinde şaşırırlar.Bir de fotoğrafa meraklı olunca model model fotoğraf makinasına da sahip oluyorsunuz,fotoğraf çekmeyi öğrendiğim Zenith'im içlerinde göz bebeğimdir.

Başlangıçta zorlansamda yazdıkça yazasım geldi.Ödülü yedi kişiye göndermemiz isteniyor,ama ben bunu yapmak istemiyorum,bayadır uzaklardaydık şimdi kalk utanmadan mimle milleti:))İsteyen varsa buyrun yazsın anacım.Tatil anılarımız yakında karşınızda...

22 Haziran 2009 Pazartesi

Okul Yolu Düz Gider!!!


Duyduk duymadık demeyin Batıhan okula başladı.Karneleri verdikten sonra son işlemleri halledebilmek için iki hafta daha okula gidiyoruz.Babam da dayanamayıp annemi çağırınca karne günü annemi Gelibolu'ya gönderdik.Annemin akşam dokuz olmadan niye koltukta uyuyakaldığını çok daha iyi anlıyorum şimdi,ilk iki gün aynı şekilde bende pestilim çıkmış vaziyette koltukta uyuyakalmışım.Batıhan halinden çok memnun,tempoya alıştı ya sabah uyanınca hemen kapıya yöneliyor atta atta diye kapıya çağırıyor,oğlum daha kahvaltı etmedik okulda kimse yok hadi gel diye diye zar zor hazırlanıp okula yollanıyoruz birlikte.Okulda kreş gibi oldu zaten allahtan anlayışlı bir müdürümüz var,iyi ki işlerimi de bu haftaya bırakmamışım Batıhan'ın peşinde koşturmaktan başka birşey yapamıyorum.Günler çok hızlı ve yoğun geçiyor herşey Batıhan'a göre planlanıyor babasının dediği gibi küçük bir prens gibi ilgileniyoruz:)) Kahvaltı saati,okulda atıştıracağı şeyler,öğle uykusu,havuz saati,yemekten sonra babasıyla aaattaa saati,herşey bu düzende istiyor biz bazen unutmaya çalışsak da hatırlatıyor:))

Evet fotoğraflara gelelim,ilk fotoğraf Ecenur ablası ve Batıhan balkonda havuz sefasında,toplantımız olduğu gün hemen çağırdık Aynur teyzesi ve Ecenur atlayıp geldiler.Ecenur üstünde benim bikinilerimle:)))
Nuray teyzesi oğluma ciciler almış Londralardan,denize giricek oğlum bu yaz şortuyla.Bu aralar deli dana modunda olduğundan fotoğraflarda sürekli hareket halinde,en iyisi buydu.Çok yakıştı cicileri teyzesi,teşekkür ederiz.
Oğluşumla okula gitmeye hazırız,üzerindeki ciciler yine Nuray teyzesinden:))



Veeee Batıhan okulda,dediğim gibi bu aralar hiç durmuyor sürekli hareket halinde tabii bende peşinde,kilo veririm diye umutlanıyorum bugünlerde.Tatilimizin başlamasına da az kaldı,1 Temmuzda yolcuyuz,önce Manisa oradan Gelibolu,belki günübirlik başka yerlerede geçeriz.Şu an tam net bir planımız yok,sadece dinlenmek istiyorum bu yaz:))Batıhan'la ne kadar dinlenebilirsem artık!!!

14 Haziran 2009 Pazar

Salyangoz Toplayıcısı

Fazla söze gerek yok,dünyanın en tatlı salyangoz toplayıcısı karşınızda:)))



İtinayla duvardan alınıp bahçeye atılır,daha önceleri minik olanlar iki küçük parmağın arasında çıt sesi gelene kadar ezilirdi.Şimdi sadece duvardan alıp bahçeye atıyor.


5 Haziran 2009 Cuma

AŞK


Senenin bu döneminde garip bir şekilde sıkıntılı olurum hep,bir bıkkınlık, iç karartıcı bir hüzün hali,hiçbir şey yapmak istememek ya da çok şey yapmayı istemek arasında sıkışıp kalmak,anlatabildim mi ruh halimi acaba? Geçen gün başladım kitabı okumaya,yazara karşı önyargılı olduğumdan daha önce hiçbir kitabını okumadım.Adı Aşk diye midir nedir bu kez elim gitti.Ne yalan söyliyeyim,daha yarısına gelmedim ama aklım kitapta, bir çırpıda okumak istiyorum.Uzun zamandır beni saran bir roman okumamıştım özlemişim bu şekilde kitap okumayı,bazı yerlerde anlatımını basit bulsam da kitap içinde bir kitap olması ayrı bir çekim gücü oldu benim için.Tebrikler Elif Şafak…